📚 Bilgi Bankası

Gayrimenkul sektöründeki temel kavramlar ve anlamları

343 sonuçtan 80-100 arası gösteriliyor.
T Tenkis Davası Nedir?
Tenkis davası, mirasçılar tarafından açılan ve miras bırakanın saklı payı ihlal eden tasarruflarının iptalini veya düzeltilmesini sağlayan bir dava türüdür.  Saklı pay, mirasçının kanunen korunmuş miras hakkıdır ve belirli oranlar dahilinde yasal mirasçılara tanınmıştır. Eğer miras bırakan, vasiyetname ya da bağış gibi yollarla bir mirasçının saklı payını ihlal ederse, o mirasçı tenkis davası açarak hakkını talep edebilir. 
S Saklı Pay Kimleri Kapsar?
Türk Medeni Kanunu’na göre saklı pay hakkına sahip mirasçılar şunlardır:  Altsoy (Çocuklar, torunlar vb.): Mirasın yarısı saklı paydır.  Eş: Sağ kalan eşin çeyrek oranında saklı payı bulunur.  Anne ve baba: Mirasın dörtte biri saklı pay olarak belirlenmiştir.  Eğer miras bırakan, bu kişilere verilmesi gereken saklı payları aşan tasarruflarda bulunmuşsa, saklı pay sahibi olan mirasçılar tenkis davası açarak haklarını alabilirler. 
T Tenkis Davası Şartları
Mirasbırakanın, mirasın saklı payları ihlal edecek şekilde tasarrufta bulunmuş olması  Saklı pay sahibi olan mirasçının bulunması  Mirasçıların bu hakkı talep etmesi  Tenkis davasının süresi içinde açılması 
T Tenkis Davası Zaman Aşımı ve Süresi
Tenkis davası açılabilmesi için belirli bir süre sınırı vardır. Tenkis davası zaman aşımı süresi, mirasın açıldığı ve mirasçıların saklı paylarının ihlal edildiğini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde başlatılmalıdır.  Ancak, her durumda mirastan doğan tenkis davası süresi 10 yıl ile sınırlıdır. Bu süre dolduktan sonra mirasçılar tenkis talebinde bulunamaz.  Özetle:  Öğrenme tarihinden itibaren: 1 yıl  Mirasın açılmasından itibaren: 10 yıl 
V Vasiyetnamenin İptali ve Tenkis Davası
Tenkis davası ile vasiyetnamenin iptali davası çoğu zaman birbirine karıştırılır. Ancak, bu iki dava birbirinden farklıdır.  Vasiyetnamenin iptali davası, vasiyetnamenin geçersiz olduğu iddiası ile açılır. Örneğin, miras bırakanın ehliyetsiz olduğu, baskı altında vasiyetname hazırladığı veya resmi şartlara uymadığı iddia ediliyorsa, iptal davası açılır.  Tenkis davası ise, vasiyetnamenin saklı payı ihlal ettiği durumlarda açılır. Yani vasiyetnamenin geçerli olduğu kabul edilse bile, mirasçının saklı pay hakkı korunmalıdır.
T Tenkis Davası Kazananlar Kimlerdir?
Tenkis davası kazananlar, genellikle saklı pay hakkı ihlal edilen mirasçılar olur. Mahkeme, dava sonucunda şu kararları verebilir:  Saklı pay ihlal edildiyse, eksik olan pay mirasçıya verilir.  Bağışlar iptal edilir veya kısmen geri alınır.  Vasiyetname belirli oranlarda değiştirilir.  Tenkise konu taşınmaz veya mallar mirasçı lehine düzeltilir. 
T Tenkis Davası Emsal Karar Örnekleri
Tenkis davaları, Türkiye’de birçok mahkeme tarafından değerlendirilmiş ve çeşitli emsal kararlarla sonuçlanmıştır. Tenkis davası emsal kararları, özellikle mirasçıların saklı paylarını nasıl koruyabilecekleri konusunda yol gösterici niteliktedir.  Bazı örnek kararlar:  Mirasbırakanın, sağlığında tüm mal varlığını üçüncü kişiye devretmesi: Mahkeme, yapılan devir işleminin saklı payları ihlal ettiğine karar vererek, mal varlığının bir kısmının mirasçılara iadesini hükmetmiştir.  Eşin tüm mal varlığını bir vakfa bağışlaması: Mirasçılar, saklı paylarının ihlal edildiğini belirterek dava açmış ve mahkeme, bağışlanan taşınmazların belirli bir kısmının mirasçılara iadesine karar vermiştir.  Bu tür tenkis davası emsal kararları, mirasçılar için önemli haklar doğurabilir. 
Z Zorunlu Deprem Sigortası Hangi Tür Zararları Karşılar?
Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında aşağıdaki zararlar teminat altına alınmaktadır:  Depremin doğrudan neden olduğu bina hasarları  Deprem nedeniyle oluşan yangın, infilak ve yer kaymasının neden olduğu hasarlar  Sigortalı binanın ana taşıyıcı kolonları, duvarları, tavan ve taban bölümleri, merdivenleri, asansörleri ve çatısı gibi yapısal bölümlerinde meydana gelen zararlar  Ancak, sigorta kapsamı dışında kalan bazı durumlar da vardır. Örneğin; enkaz kaldırma masrafları, taşınabilir eşyalar, kira kaybı, ölüm ve yaralanma gibi zararlar DASK tarafından karşılanmaz. 
Z Zorunlu Deprem Sigortası Hangi Tür Mülkleri Kapsar?
Zorunlu deprem sigortası hangi tür mülkleri kapsar sorusunun cevabı, sigortalanabilir yapıların niteliği ile ilgilidir. Genel olarak, DASK kapsamında yer alan mülkler şunlardır:  Tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi olan konutlar  Belediye sınırları içinde yer alan meskenler  Kat mülkiyetine tabi binalar ve bağımsız bölümler  Bu sigorta sadece konutları kapsar ve ticari ya da sanayi amaçlı kullanılan yapılar için farklı sigorta poliçeleri gereklidir. 
T Türkiye’de Zorunlu Deprem Sigortası Hangi Tür Mülkleri Kapsar?
Türkiye’de zorunlu deprem sigortası hangi tür mülkleri kapsar sorusuna yanıt olarak, deprem sigortasının özellikle konutlar için zorunlu olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’de belediye sınırları içinde bulunan, özel mülkiyete tabi olan ve tapuya kayıtlı meskenler DASK kapsamına alınmıştır. Köy yerleşim alanlarında bulunan yapılar ve tamamı ticari amaçla kullanılan yapılar bu kapsamın dışındadır. 
Z Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları
DASK’ın belirlediği genel şartlar arasında şunlar yer alır:  Sigorta poliçesi, taşınmazın tapu sahibine ait olmalıdır.  Poliçenin her yıl yenilenmesi gerekir.  Sigortalı mülkün tamamen veya kısmen zarar görmesi durumunda, belirlenen teminat limitleri dâhilinde ödeme yapılır.  Depremden kaynaklanan yalnızca yapısal zararlar karşılanır.  Bu şartları yerine getiren konut sahipleri, sigorta güvencesinden faydalanabilir. 
Z Zorunlu Deprem Sigortası Nasıl Yapılır?
Zorunlu Deprem Sigortası yaptırmak oldukça kolaydır. Sigorta işlemleri şu adımlarla gerçekleştirilir:  Gerekli Belgeleri Hazırlayın  Tapu bilgileri  Sigortalının kimlik bilgileri  Binanın inşa yılı, yapı tarzı ve toplam kat sayısı  Adres ve kullanım şekli gibi bilgiler  2. Yetkili Sigorta Şirketine Başvurun Türkiye’de faaliyet gösteren yetkili sigorta şirketleri veya banka şubeleri aracılığıyla poliçe düzenlenebilir.  3. Prim Tutarını Ödeyin Poliçede belirtilen sigorta primini ödeyerek sigortanızı aktif hale getirebilirsiniz.  4. Her Yıl Yenilemeyi Unutmayın DASK poliçesi yıllık olarak düzenlenir ve süre bitiminde yenilenmelidir.
A Aleniyet İlkesi Nedir?
Aleniyet ilkesi, bir işlemin veya sürecin herkes tarafından görülebilir, ulaşılabilir ve denetlenebilir olması anlamına gelir. Hukuki açıdan bakıldığında, özellikle tapu işlemlerinde, mülkiyet devrinde ve kamu ihalelerinde şeffaflığı sağlamak amacıyla uygulanır. Böylece bireyler ve kurumlar, yapılan işlemler hakkında bilgi sahibi olabilir ve hukuki güvenceleri artar.
E Emlak Sektöründe Aleniyet İlkesinin Önemi
Emlak alım satım süreçlerinde şeffaflık büyük önem taşır. Tapu kayıtlarının açık olması, herkesin ilgili bilgilere ulaşabilmesi ve sürecin güvenilir bir şekilde yürütülmesi, hem alıcı hem de satıcı için büyük avantajlar sağlar. Aleniyet ilkesi sayesinde:  Dolandırıcılık ve sahtecilik riski azalır.  Gayrimenkul piyasasında güven ortamı oluşur.  Alım-satım sürecindeki anlaşmazlıklar en aza iner.  Kamu yararı gözetilerek spekülatif hareketler engellenir. 
T Tapu Sicilinde Aleniyet İlkesi
Tapu sicili, taşınmaz mallara ilişkin mülkiyet haklarını ve diğer hukuki durumları gösteren resmi bir kayıttır. Aleniyet ilkesi, tapu kayıtlarının belirli şartlar çerçevesinde herkes tarafından incelenebilmesine olanak tanır. Böylece bir taşınmaz satın almadan önce geçmişine dair bilgi edinmek mümkün olur. 
T Tapu Sicilinde Aleniyet İlkesi
Tapu sicili, taşınmaz mallara ilişkin mülkiyet haklarını ve diğer hukuki durumları gösteren resmi bir kayıttır. Aleniyet ilkesi, tapu kayıtlarının belirli şartlar çerçevesinde herkes tarafından incelenebilmesine olanak tanır. Böylece bir taşınmaz satın almadan önce geçmişine dair bilgi edinmek mümkün olur. 
A Aynen Taksim Nedir?
Aynen taksim, bir taşınmazın hissedarları arasında aynen, yani fiziksel olarak bölünerek paylaştırılması işlemidir. Bu paylaşım sonucunda her hissedar kendisine düşen bölümü bağımsız olarak kullanma hakkına sahip olur. Aynen taksim, ortak mülkiyetin sona erdirilmesi yöntemlerinden biridir ve hukuki bir sürece tabidir.  Özellikle büyük araziler, arsalar veya bölünebilir nitelikteki taşınmazlar söz konusu olduğunda aynen taksim en sık başvurulan paylaşım yöntemlerinden biridir. Ancak bazı durumlarda taşınmazın fiilen bölünmesi mümkün olmayabilir. Bu gibi durumlarda, satış yoluyla paylaşım veya diğer hukuki çözümler gündeme gelebilir.
A Aynen Taksim Şartları
Aynen taksimin gerçekleşebilmesi için bazı şartların yerine getirilmesi gerekir. İşte aynen taksim şartları:  Taşınmazın Fiziksel Olarak Bölünebilir Olması  Aynen taksimin yapılabilmesi için taşınmazın her hissedara düşen kısmının bağımsız bir şekilde kullanılabilir olması gerekmektedir.  Bölme işlemi sonucunda her hissedarın kullanabileceği bir alan oluşmalıdır.  Tarla, arsa gibi geniş alanlar bölünebilirken, apartman daireleri gibi bölünmesi mümkün olmayan taşınmazlarda aynen taksim uygulanamaz.  2. Hissedarların Mutabakatı veya Mahkeme Kararı  Hissedarlar kendi aralarında anlaşarak aynen taksim yapabilirler. Ancak anlaşmazlık durumunda, mahkeme kararı ile taşınmaz bölünebilir.  Mahkeme, taşınmazın bölünebilir olup olmadığını inceleyerek karar verir. Eğer bölünemezse, satış yoluyla paylaşım yapılır.  3. İmar ve Tapu Durumunun Uygunluğu  Bölünme işleminin tapu kayıtlarına uygun olması gerekmektedir.  Belediyenin imar planları ve mevzuatı, bölünmeye izin vermelidir.  4. Kadastro ve Tapu Müdürlüğü Onayı  Aynen taksim işlemi için resmi kurumlara başvurulmalı ve tapu kayıtlarında gerekli değişiklikler yapılmalıdır. 
A Aynen Taksim Nasıl Yapılır?
Aynen taksim işlemi genellikle şu aşamalardan oluşur:  Hissedarların Anlaşması veya Mahkemeye Başvuru  Hissedarlar arasında anlaşma sağlanırsa noter onaylı bir paylaşım sözleşmesi hazırlanarak tapuya tescil ettirilir.  Anlaşmazlık durumunda, hissedarlardan biri sulh hukuk mahkemesine başvurarak taksim talebinde bulunabilir.  2. Bilirkişi İncelemesi  Mahkeme, taşınmazın fiziksel olarak bölünüp bölünemeyeceğini belirlemek için bilirkişi atar.  Eğer bölünebilir nitelikteyse, bölme planı hazırlanır ve mahkeme tarafından onaylanır.  3. Tapu Tescil İşlemleri  Mahkeme kararı veya anlaşma doğrultusunda tapu müdürlüğünde her hissedar adına ayrı tapular oluşturulur.  4. Yeni Maliklerin Bağımsız Kullanıma Başlaması  Her malik kendi adına tescil edilen bölümü bağımsız şekilde kullanmaya başlar.
A Aynen Taksim ve Satış Yoluyla Paylaşım
Eğer taşınmaz bölünemeyecek bir yapıya sahipse (örneğin, küçük bir arsa veya apartman dairesi), aynen taksim yerine “izale-i şuyu” davası açılarak satış yoluyla paylaşım sağlanır. Bu durumda taşınmaz mahkeme kararıyla satılır ve elde edilen gelir hissedarlara payları oranında dağıtılır.